Amacımız halkımızı bilinçlendirmektir. Tedavi amaçlı bir site değildir

 
   

 

 

 

 

 

 

Dünya Diyabetliler günü vesilesi ile yapılan toplantı

 

             

 

 

 

           DÜNYA DİYABET GÜNÜ ve ÖNEMİ                             14.Kasım.2006

                                                                                                             Dr. Şemsettin BAYRAM

 

            Halka, Diyabetin oluşumu, belirtileri, Komplikasyonları ve sebeplerinin, yaygınlaşmaması için alınması gereken tedbirlerin anlatıldığı, şeker hastalarına da diyabetli olduklarının tekrar hatırlatıldığı, kendilerine hastalıklarının ilk tespit edildiği ve tedaviye alındığı günlerde  önerilen tedavilerin ve kontrollerinin zamanında yapılıp yapılmadığının yoklandığı ve uyarıldığı bir gündür.

            Diyabet, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından son yüzyılın en önemli bir sağlık problemi olarak ilân edilmiştir. Görülme oranı, nüfus artış hızının önüne geçmiştir.  Bu özelliği nedeni ile yine Dünya Sağlık Örgütü, Diyabeti Epidemik hastalık grubuna almış ve istilacı bir hastalık olarak tanıtmıştır.

            Kalıtımla ilgili yönü vardır.Bu husus Diyabetin yaygınlaşmasına etkilidir. Kişiye, bağlı bulunduğu kurumlara ekonomik yükü vardır. Evrensel bir hastalıktır.

            Bilindiği gibi Diyabet, hayat için elzem olan, yaşamın olmaz olmazı beslenmede besi maddelerinin vücuda girdikten sonra organizmada, yaşama yönelik olarak uğradıkları biyoşimik değişimin (metabolizma olaylarının çevriminin), İnsülin hormonunun             miktarını veya etkisinin yetersizliği sonucu karşımıza çıkan bir hastalıktır. Hiperglisemi değişmez vasfıdır.

            Bu hastalık (arıza) ömür boyu devamlıdır.

            Klasik anlamda şifası yoktur.

            Ancak diyabete, diyet, hareket, ilaçlar, (ekzojen insülin, tabletler)ile bozulmuş metabolizma normal düzenine sokulabilir yani ayarlama ile tedavisi mümkündür. Bu tedavi tedbirleri  de hayat boyu  devamlı uygulanır. Ayrıca düzene sokulmuş olan ayarın bozulup bozulmadığının kan ve idrar tahlilleri ile sık sık kontrolü gerekir.

            Bunların hayat boyu  uygulayıcısı şüphesiz diyabetlinin kendisidir.

            Önerilen tedavi tedbirleri ile  kontrollarda  da açlık  kan şekeri 100-120mg. Ve tokluk kan şekeri % 140’ın civarında HBA1C 6.5 azami 7 civarında ise idrarda şeker ve keton cisimleri görülmüyorsa, kilo ideal kilo civarında seyrediyor kan yağları ile tansiyon artelyelin normal seyretmesi sağlanıyorsa diyabetli sağlıklıdır, üreticidir, ailenin, toplumun faydalandığı aktif bir mensubudur.

            Hastalığın temin edilmiş bu hali erişmek istediğimiz durumdur  ancak bu tablo tam şifa hali değildir. Hastalığın vahşi yüzünü göstermez. Aynanın başka yüzü de vardır.

            Uygulayıcı olan diyabetli, en önemli şartı olan eğitimden yoksunsa, bilinçli değilse  ve ibadet eder gibi uygulaması gereken tedavi tedbirlerini  uygulamayı gevşetir, işi hafife alırsa, tedavi tedbirlerinin devamlılığı bıkkınlık getirmişse, artık diyetini tedavisini bırakmış ise cahil ise, umursamazlık ve lâkaydilik içindeyse, başına gelmeden işin ciddi tarafını görmezse, atın ölümü arpadan olsun zihniyeti ile bulaşıksa    devamlı Hiperglisemi kucağında yaşarsa işte artık vahşi şeker hastalığına yakalanmıştır. Körlük, böbrek yetmezliği(üremi), bacak amputasyonuna götüren gangren, ölümcül kalp hastalığı, beyin damarları hastalığı ve şahsı sakat bırakan komplikasyonlar kapıdadır.

            Hayat boyu sürdüğünü anlattığımız diyabetle iyi yaşam için diyabetli bu uzun uğraşında yalnız değildir. Hekimler, diyet eğitim uzmanları, diyabet hemşire ve laboratuar teknik elemanları diyabetlinin yanındadır. Örgütlenmişlerdir . İstanbul Diyabet Vakfı elli seneyi, Ankara Diyabet Derneği 35 seneyi aşkın zamandan beri yanlarındadır. Aile ocaklarıdır.

            Bu örgütlerden söz açılınca, Dünya Diyabet Günü  konumuz olduğuna göre, ilk akla gelen Dünya girişimi St. VİNCENT toplantısı ve deklerasyonudur. Zira bu toplantı diyabete karşı dünyaca organizasyona gidişin bir adımdır.

            10-12 Ekim 1989 tarihinde, İtalya da St. VİNCENT de, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve Dünya Diyabet Federasyonu (IDF)’nın Avrupa Bölge kuruluşları himayelerinde, tüm Avrupa ülkeleri hükümet sağlık birimleri, hasta organizasyon temsilcileri ve diyabet uzmanları bir araya gelerek toplantı yapmışlardır. Bu toplantıda, bütün ülkelerde, bütün yaş gruplarında,  evrensel bir hastalık olan diyabetin gerçek boyutunun bilinmesinin tespiti, tedavisinde ve korunma tedbirlerinde birlik içinde olunması ve alınacak tedbirleride bir organizasyona ve standardizasyona  gidilmesine ve diyabetin hükümetlerin sağlık

birimlerinin ve kurumlarının ve fertlerin birlikte hareket etmelerinin sağlanmasının şart olduğuna  gerekli kararların tanzimi, rehberliği ve yürütülmesi için de bir danışma ve yürütme kurulu ihdasına karar verilmiştir.

            Bu kuruluş deklerasyonunda ve uluslara bildirisinde:

 

  • Her ülkenin sağlık programında ve teşkilatında, diyabeti halka tanıtmaya, tedavisine, ayrı bir yer vermeleri,
  • Hastaların eğitilmesini, erken tanı ve tedavilerini,
  • Halkın örgütlenmesini,
  • Uzman sağlık elemanı yetiştirilmesini,

 

Bütün dünyaya bildirmişlerdir

 

 

            Bu önerilerden başka, masrafı yüksek olan komplikasyonlar için ilk beş sene için ilk planda beş hedef ve strateji belirlenmiştir.

 

  1. Diyabete  bağlı körlüğü 1/3 veya daha fazla oranda azaltmak,
  2. Renal yetmezlik, üremiye giden nefropatiyi  en az 1/3  oranında azaltmak,
  3. Diyabet gangrene  bağlı amputasyonları, yarı yarıya indirmek,
  4. Risk faktörlerini azaltmak, şeker hastalarının kalp ve serebro-vasküler hastalıklardaki mortaliteyi asgariye indirme planlarını yapmak,
  5. Diyabetik  gebelerde, nondiabetik kadınlardaki sonuçlara yakın sonuç alınması ve bebek rehabilitasyonunun sağlanması,

 

1991 yılında uluslar arası Diyabet Federasyonu ve  Dünya Sağlık Örgütü önerileri ile, deklare edilmiş olan bu tedbirlerin her sene dünyada tekrarlanması ve ilgililere gerekli ikazın bir defa daha yapılmasını, bunun içinde bir Dünya Diyabet Günü tespit edilmesi teklif edilmiştir.

            Zamana kadar ölümcül olan Diyabete Karşı “Ab-ı Hayat” olan insülin’in kâşifi büyük araştırıcı Dr. FREDERİCH BANTIG’ın doğum günü olan 14 Kasım’ın Dünya Diyabet Günü olması kararı alınmış ve 1991 den beri de her sene 14 Kasım’da Diyabet yönünden  her yerde etkinlikler yapılmaktadır.

 

            Bu etkinlikler,

 

  • Diyabetliye, diyabetli olduğu, ilk tedavide sunulan önerileri yapıp yapmadığı hatırlatılmaktadır.
  • Diyabetin ve diyabetlinin problemleri ortaya getirilmektedir.
  • Dünya ve ulusal seviyede diyabet taraması yapılması,
  • Diyabetin tedavi, önlenmesi tedbirlerinin alınması,
  • Özellikle Komplikasyonların erken tespiti, korunması ve tedavisi yollarının gösterilmesi,
  • Körlük, nefropati, noröpati, gangren  ve amputasyonun asgariye indirme yollarının gösterilmesi,
  • Resmi kuruluşlar nezdinde, diyabetlinin problemlerinin dile getirilmesi,
  • Bütün iletişim yollarının, bu yönde kullanılması,
  • Örgütlenmenin teşviki, girişimi,
  • Dünya Sağlık Örgütü ve kuruluşları ile iş birliğinin yinelenmesi ,